| 1999-2000 Eğitim-Öğretim Yılı Açılış Konuşması |
| |
Millet Meclisimizin Sayın Başkanı*
Değerli konuklarımız,
Üniversitemizin 1997-1998 öğretim yılı Açılış Töreni'ne hoşgeldiniz.
Her açılış töreni yeni gelişmelere, yeni ufuklara, yeni arayışlara açılan kapıdır; bu nedenle sevgi, heyecan ve coşku
doludur. Bir eğitim kuruluşunun, bir üniversitenin açılışı ise daha özel, daha farklı, ayrıcalıklı bir coşku ve anlam
içerir. Bu coşku ve heyecan, her biri birer ufuk olan öğrencilerimizi geleceğimize hazırlamanın coşkusu ve heyecanıdır.
İşte bu coşkuyla, bu heyecanla, hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.
Üniversitemiz 1993 yılında az sayıda okul, akademik personel ve öğrenciyle Türkiye'nin eğitim dünyasına katılmıştı. Geçen
zamanda gelişmesini büyük bir hızla sürdürdü ve bugün 25 bölüm, üç enstitü, 4 meslek yüksekokulu, 4 hastane, üç diyaliz
merkezi ve 7 merkezle hizmet veren bir eğitim ve sağlık kurumu olmuştur. Bu kuruma 511'i öğretim üyesi ve yardımcısı olmak
üzere toplam 3014 personel emek vermektedir.
Sayın Başkan, Değerli Konuklar,
Bizler her açılış töreninde geçen bir yılda yaptıklarımızı sizlerin takdirine sunarız.
Üniversitemiz 1996-1997 öğretim yılına 16 Ekim 1996'da başlamıştı.
Bugün 8 Ekim 1998. Acaba bu bir yıl içinde ne yaptık?
Bizler için ve ülkemizin yönelişi için yaşamsal önemde bulduğumuz ISO EN 9001 Kalite Sistem Belgesi almayı hak eden ilk
üniversite olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu belgeyi 4 Haziran 1998'de almıştık. Daha önce ise 17 Aralık 1997'de Ankara
hastanemiz, 27 Mart 1998'de İzmir Zübeyde Hanım Hastanemiz aynı belgeyi almayı hak kazanan ilk üniversite hastaneleri
olmuşlardı.
Bu nedenle şimdi şu sözü rahatlıkla söyleyebiliyoruz: "Kalite, üniversitemizin yoludur."
Sağlık: Tedavi ve eğitim hizmetleri, Ülkemizin beş ayrı yerinde (Ankara-Merkez, Ankara-Ayaş, İstanbul, İzmir, Adana,
İskenderun ve Yalova'da) otomasyon, bilgisayar ve internet iletişimi imkanları da sağlanarak en son teknoloji düzeyinde
yürütülmektedir. Üniversitemizin hastanelerinde 121,597 hastaya poliklinik; 5,804'ü ameliyat olmak üzere, 13,957 hastaya
yataklı tedavi ve 1,882 hastaya 135,962 seans hemodiyaliz, 40 hastaya da periton diyaliz uygulaması yapılmıştır.
Eğitim: 1997-1998 eğitim yılında öğrenci kapasitesi % artırılarak, önlisans, lisans, master öğrencisi olmak üzere
3005'e
çıkarılmış; öğrencilerimizin %19,5'ini oluşturan öğrencimize burs olanağı sağlanmıştır. Yardımcılarıyla birlikte 511 öğretim
üyesinin görev yaptığı Üniversitemizde öğretim üyesi başına düşen ortalama öğrenci sayısı 6'dır. Bilimsel faaliyetlerimizin
rakamları ise şöyledir: 1'i yabancı dilde 7 kitap; 2'si yabancı dilde 30 kitap bölümü; 64'ü yurtdışında 219 makale; 151'i
yurtdışında 365 kongre tebliği yayımlanmış ve 90 bilimsel proje tamamlanmıştır. Bilimsel çalışmalarımızdan 3'ü, Eylül 1997'de
Cenevre'de yapılan Avrupa Diyaliz ve Transplantasyon Kongresi'nde ödül kazanmıştır.
Bugün bu mutlu günde, üniversitemizin Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Programı'nın üçünücü
mezunları ile, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu, Turizm, Hemşirelik, Büro Yönetimi Programı'nın i mezunları diploma
alacaklardır. Değerli öğrencilerimizin, toplumumuza en etkin hizmetleri sunarken, üniversitemizin de gerçek temsilcileri
olacaklarına inanıyorum.
Yapısal Faaliyetlerimiz: Ankara-Merkez, Bağlıca Kampusu, Kızılcahamam ve Adana'daki çalışmalarımız devam ederken,
51.960
m2'lik inşaat tamamlanmış (116 derslik, 12 laboratuvar ve 55 öğretim elemanı ofisleri olmak üzere) 13.350 m uzunluğunda alt
yapı, 51.500 m2'lik çevre düzenlemesi ve yeşil alan (açık spor alanı dahil olmak üzere) hazırlanmış; 61.750 adet de ağaç
dikimi yapılmıştır.
Kaynaklar: Üniversitemizin 1998 yılı bütçesi 18.659.669.000,000 TL olarak öngörülmüş ve bunun %71'I, yani
13.274.743.000.000 TL'si ilk dokuz ayda gerçekleştirilmiştir. Bu dönem içinde devlet bütçesinden sağlanan katkı
280.500.000.000; yani bütçemizin %1,5'i kadardır.
Yapılmakta olan yatırım harcamaları 4.554.579.000.000.TL'dir. (1.1.1998-30.9.1998. 9 aylık.)
Bütün bu çalışmaların tamamlanmasında katkısı olan, başta çalışanlarımız olmak üzere, herkese şükranlarımı
sunuyorum.
Sayın Başkan, Değerli Konuklar,
Biz Başkent Üniversiteliler;
Laik Türkiye Cumhuriyetinin yurttaşları olarak diyoruz ki; görevlerimizin ilki ve en yaşamsal olanı, yetmişdört yıl önce
belirlendi: "Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini ilelebet müdafaa ve muhafaza etmektir."
Bu görevin hiçbir bahanesi, hiçbir koşulu yoktur:
"Her hal ve şeraitte dahi..."
Görevlerimizi bu amaç üzerine kurmadıkça, onurlu bir yaşamımız olamaz.
Hangi konumda olursak olalım, bir çiftçi, bir bahçıvan ya da bir sanayici, bir öğretim üyesi... bu görev değişmez, bütün
görevlerimizin içine nüfuz eder. Onları var eder, onları yönlendirir, onları yüceltir.
Geleceğimizin hedefi yetmiş yıl öncesinden Atatürk tarafından ifade edilmiştir: "Ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyine yükseltmek,
ve hatta onu geçmek." Bunu gerçekleştirmek için gücümüzü "Bilim"den alırken, eğitimimizi ve eğitim kurumlarımızı en etkin
konuma getirmek görevimizdir.
Fikrimiz hür, vicdanımız hür, irfanımız hürdür... Fikrimizin gülü, Türkçemizdir. Dilimizi yaşatmak, dilimizle yaşamak ve
dünyaya seslenmeyi sağlamak görevimizdir. İşte bu nedenledir ki biz, Üniversitemizin eğitim dilini "Türkçe" olarak
belirledik; bunun yanı sıra, dünyaya ve evrensel bilime en iyi şekilde uyum sağlayabilmek için, gerekli bir araç olarak
gördüğümüz "yabancı dil" eğitimine de büyük önem verdik.
İnancımızda ve vicdanımızda hürüz. İnancımızı başka inançlarla karşı karşıya getirmeyeceğimiz gibi, inancın sömürülmesini hiç
kimseye layık görmeyiz.
Yurttaş ve insan olmamızın gereği, üretmektir; Üretken Türkiye'nin oluşumuna katkıdır. Çünkü üretilen ülkemizin
yaşamıdır; tazeliği, zindeliği ve eskiye karşı yeninin, karanlığa karşı aydınlığın, başka bir deyişle uygarlığın zaferidir.
Bunu başarmanın yolu ise, her zaman, ama her zaman daha iyi yapabileceğimize inanmamız, sorumluluk duymamız, kendimize
güvenmemiz ve çok çalışmamızdır.
Görevimiz, bu düşünme sisteminin bir yaşam biçimi olduğunun bilincini edinmektir; bu bilinci edinmek de yetmez, reflekse
dönüştürmektir.
İşte bunları başardığımız gün, daha gelişmiş ve aydınlık bir Türkiye'nin mutluluğunu ve zaferini hep beraber paylaşacağız.
En derin saygılarımla, arzederim.
Prof. Dr. Mehmet HABERAL
Rektör
|
|